İkinci Yabancı Dil Olarak Almanca Seçen Öğrenciler Diyor ki: Seviyorum, Sevmiyorum


Student Who Taking German as a Second Foreign Language Say: I like, I dislike


Yrd. Doç. Dr. B. Sevinç MESBAH


ÖZET
Bu araştırma İzmir Ekonomi Üniversitesi, Yabancı Diller Yüksekokulu’nda ikinci yabancı dil olarak sunulan GER 202 CE1 (Bigisayar Mühendisliği, birinci şube) Almanca sınıfında yapılmıştır. Söz konusu sınıf, araştırmacının ders verdiği sınıflardan biridir. Bu sınıfın ara-sınavdaki başarı oranı araştırmacının diğer sınıflarına göre nispeten düşük olduğundan dolayı ve öğrencilerde motivasyon eksikliği gözlemlenmesi nedeniyle, öğrencilerin ders hakkındaki görüşlerinin alınması ve bu görüşler doğrultusunda elde edilen verilerin irdelenerek dersin kalitesini arttıracak stratejilerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve iki aşamalı bir araştırma yapılmıştır. Birinci aşamada, öğrencilere boş kartlar dağıtılarak kartın bir yüzüne söz konusu Almanca dersindeki en sevdikleri bir olguyu ve arka yüzüne de en sevmedikleri bir olguyu yazmaları istenmiştir. İkinci aşamada ise sınıftaki diğer öğrencilerin, birinci aşamada elde edilen bu görüşlere katılıp katılmadıkları sorulmuştur. Sonuç olarak, ders hakkındaki eleştirilerin ödevler ve konuşma konusunda yoğunlaştığı görülmüştür. Tam öğrenmeye yardımcı olması için verilen ev ödevleri hakkında öğrencilerin farkındalıklarının arttırılması gerektiği ve konuşma yetisinin (dialog-monolog) geliştirilmesi hususunda öğrencilerin motivasyonlarının yükseltilmesi ve onların bu konuda daha fazla cesaretlendirilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır.


ABSTRACT
We asked students in a German class (as a second foreign language) at GER 202 level, of Izmir University of Economics, School of Foreign Languages, to answer questions about their class in order to obtain more reliable student feedback in a particular GER 202 CE1 (Computer Engineering, section one) class, where the students showed a lack of motivation and relatively low average grades in the mid-term exam among the classes the researcher was teaching. We aimed to evaluate the efficacy of the teaching method which is singularly important to improving the quality of instruction. We also sought to determine whether there were any changes needed in the curriculum or in the teaching strategy of the German Program. We employed qualitative research methodology in two stages. In the first stage, we distributed blank notecards to students and asked them to write a positive observation about the class on one side, and a negative observation on the reverse. In the second stage, we asked other students whether they agreed or disagreed with the opinions obtained in the first stage of the research. The responses revealed that students’ criticisms centered mostly on homework and oral competence. We found, therefore, that there is a need to increase students’ awareness about the benefits of homework assigned for mastery learning, and provide encouragement and motivation for them to be more active in spoken interaction and spoken production in class.


ANAHTAR KELİMELER: Öğrenci merkezli eğitim-öğrenim, nitel araştırma, ev ödevleri, tam öğrenme.


KEYWORDS: Student-centered teaching and learning, qualitative research, homework, mastery learning.

[PDF]

efdergi@hacettepe.edu.tr           http://www.efdergi.hacettepe.edu.tr              Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanlığı 06800 Beytepe / Ankara

 Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi Facebook Sayfası          Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi Twitter Hesabı